Yazar arşivleri: admin

admin hakkında

Okuduğu kitap,izlediği filmlerden çokça etkilenen,azcık platonik,kurbağasını bulup prense dönüştürmeyi bekleyen şaşkınım,deniz aşığı ,sarı lacivert renklerin hastası…arada garipliklerimde olsa, herkes gibi biriyim bende…

Kırılacaksın kural böyle

woman-with-broken-heart-pop-art1Unutmaya çalışmak mı yoksa dinlediğin şarkıların sözcükleri mi daha çok acıtıyor canını,kurduğun her cümlenin yüklemi sen olurken öznesi “O” mu? oluyor.Ne yaparsan yap ayağa kalkmayı beceremeyip tökezliyor musun hala ? O halde yalnız değilsin üzülme  yaşadığın acıyı  yeryüzünde yaşayan milyonlarca insan var…

Birileri bu sabah mutsuz uyandı mesela gece boyunca o kadar çok ağlamış ki gözyaşlarının ıslattığı yastığı geceden kalma nemli hala; ne yapacağını bilemez halde karmakarışık kafasını almış ellerinin arasına düşünüyor, zamana bırak tantanaları arasında kalbini susturup mantığını dinlemeye çalışıyor hissizleşmek istiyor mutlu olmak veya ağlama telaşı içinde olmak istemiyor.Bazen sırf “O” nu düşünmemek için beynine kürtaj yaptırmak istediği zamanlar bile oluyor,hayat bu bilmiyor ki üzecekler,kıracaklar bunlar hep olacak “O” tarafından olmasa başkası tarafından belki hep -ecekler -acaklar özetle….

Şükret,Dua et ve Sev

Uyanıyorsan bile her yeni güne bir sebebi vardır unutma sakın;  yaşayacakların, üzüleceklerin, mutlu olacakların seni kapıda bekliyordur ve başına gelen kötü şeylere isyan edip yadırgamak yerine kabul et onları işini kolaylaştır ve affedemediklerini affet,  büyüklüğün sende kalması affedip vicdanını rahatlatman seni hafifletsin.

Unutma ne ekersen onu biçersin ne yaşatırsan onu yaşarsın, bugün ağzından çıkanlara dikkat et ki zehirli okların hedefi sen olma dilin kemiği yok bil… Kaderin yazıldı evet yolun belli ama yol ayrımların var hangi yoldan gideceğine karar verecek olan sensin.

Elinden geleni yap gerisini Allah’a bırak, O ol demeden olmaz bunun farkında ol.Hayatın sana nasıl güzel bir hediye olduğunun ve zamanı geri çeviremeyeceğinin farkında ol ve yaşa. Elindekilere şükret, dua et ve sev bir kediyi, köpeği, kuşu belki sokakta tanımadığın küçücük bir çocuğu sev…

SEN BEN O,BİZ SİZ ONLAR…

Dünyaya gözümüzü açtığımız her sabah yeni bir umutla uyanıyoruz aslında, hayat bazılarımıza iyi olup bütün cömertliklerini sunarken bazılarına kötü davransa da bu böyle.

İnsanların basit şeylerden dolayı güçsüz olmalarına tahammülüm yok mesela bu aralar niye böyleyim bilmiyorum acı belki de yaşanmışlıklar bir yerden sonra umursamaz olmayı öğretiyor sanırım, bu umursamazlık da değil, bilmiyorum sanki ölüm veya hastalık dışında her şeyin bir çözümü varmış gibi geliyor bu dünyada insan en yakınını canını kanını kaybedince böyle oluyor başkasının aşk acısını ya da kalp kırıklığına gösterdiği tepkiye üzülsen de aslında diyorsun ki en içten halinle geçecek inan geçecek tek geçmeyen şeyler dermanı olmayan dertler vermesin Allah’ım.

Mantıklı yanım tüm bu söylediklerime inanırken mantıksız yanım kalbin taşlaştı bundan böyle söylüyorsun çünkü yaşadıkların seni kalbi buz tutmuş biri haline getirdi diyor insanız işte kırılsak ta hayal kırıklığına uğrasak ta her uyandığımız yeni gün umut ediyoruz; hasta olan biri iyileşmeyi umut ediyor; çocuğu olmayan biri çocuk sahibi olmayı;mesela aşk isteyen biri aşkı bulmayı umut ediyor ya da o çok sevdiği oyuncağı anne babasından isteyen ufaklık akşam annesiyle babası işten gelirken belki de oyuncağını getirirler diye açıyor gözünü yeni başlayan güne…

İnsanız hepimiz farklıyız saç rengimiz, göz rengimiz, boyumuz, huyumuz, inancımız,hayattan beklentilerimiz ama şunu biliyorum ki belki de çok kötü olan biri bile bir gün bir şeylerin yoluna girmesi için umut ediyor unutmayalım ne kadar farklı olsak da umut eden yanımız ortak…

Benim hala umudum var

Sabah işyerine geldiğimde böyle hafif bir güneş vuruyor odama,yüzümü güneşe dönüp gözlerimi kapatıyorum ve sonra hafifçe gülümseyip evet hayat hala var ve umut hala kapımızda diyorum.

Kendi küçük mucizelerimiz yaratılmayı bekliyor belki de kıyıda köşede bir yerde… Bazen umudumu yitirmişken hayır yeliz yapma diyorum bunu kendine yapma sen aslında güçsüz olduğunu sanırken bile ne kadar güçlü olduğunun farkında değilsin.

Mantıklı olmak istiyorum beni tanıyan biri beni sevsin istiyorum mesela neye sinirlenirim ne yer ne içerim neden hoşlanırım bunları bilsin bana küçük süprizler yapsın istiyorum artık gerçekten sevilmek istiyorum çocuk gibi insanlarla uğraşmak istemiyorum çocuk gibi sevilmek istiyorum,sonra huzurlu mutlu bir evlilik yapıp çocuğumu sevmek istiyorum artık kendi düzenim olsun istiyorum akşam işten gelince mutfakta  yemek telaşem olsun istiyorum başkalarına söylediğim zaman gülünç bulunuyor bunlar ama istiyorum gerçekten hayat çok kısa ve ben bilmiyorum ki ne kadar zamanım kaldı bana ayrılan sürede kendi sahnemde bunları oynamak istiyorum bence çok da şey istemiyorum :)

Büyüdüm Sanırım

Büyüdüm sanırım bazı şeyleri kabullenmek daha kolay geliyor artık eskisi gibi ağlamak yerine ne kadar güçlü olduğumu kendime hatırlattıkça sineye çekmek atlatmak daha kolay oluyor. Sorgulardım neden niye ben derdim anladım ki bazı şeyleri yaşamamızın nedenleri var hiçbir şey nedensiz değil mesela düşüyorsun ayağın takılıyor sonra daha sağlam adım atmayı öğreniyorsun dikkatin mantığın devreye giriyor.

Bir de geçip gitmeyen şeyler var mesela sindiremediğin şeyler ölüm  sevdiğin birini kaybetmek, hani saatleri ileri yada geri alıp düzeltebiliceğin gibi değil  gidenin bir daha dönmeyeceği gibi… Dün fark ettim babamın gittiğini kabullenmeye çalıştığımı kendimi nasıl kandırdığımı annemle dizi izliyorduk kız benim babam şu yaşımdan beri yok babam öldü derken ellerimi yolmaya başlamışım  sonradan fark ettim bunu sonra içime bir sızı yerleşti burukça gülümsedim kandırma kendini yeliz baban içindeki kocaman bir boşluk dedim.

Evet 15 yıldır kocaman  bir boşluk var içimde evet kabul ediyorum ne çocukken normal bir çocuk oldum ne de büyüdüğümde normal bir genç bayan ben o beyaz atlı prensini bekleyen salak kızlar gibi değildim ,hep hayatıma girecek olan erkek beni önce babam gibi sevsin istedim;şefkatli,merhametli önce çocuğu gibi olayım sonra kız arkadaşı sonra da ömrünü geçireceği yol arkadaşı olayım  istedim fazla bir şey değildi ki bu ama şunu anladım ki kimse kimse gibi sevemezmiş.

Çok bir şey istemedim bu hayattan yine diyorum bir babamın geri gelmesini istedim bir de çocuk gibi sevileyim istedim.Çocukken yaramazlık bile yapmadım dua ettim  uslu bir çocuk olursam duam kabul olur Allah bana onu geri verir dedim ama sonra büyüdüm büyüdükçe her zorluğumuzda babam diye ağladım babam olsaydı dedim bunlar olmazdı başımıza bunlar gelmezdi sonra bu içten gelen isyanımı kestim belki dedim babam bedenen yok ama hep yanımızda ve senin ne kadar üzüldüğünü görüp o da üzülüyor ağlamayı kes yeliz dedim ağlamayı kes sana dağ gibi bir anne kapı gibi bir abla ağabey  bıraktı senin baban, onlara iyi bak dedi iyi bak ki benim burada olduğum aklından çıkmasın şükrettim sonra…

Size tavsiyem ailenizin kıymetini bilin gerçekten sizi seven değer veren arkadaşlar dostlar biriktirin hayatımızın şu dakikalarını bir daha yaşayamayacağınızı bilin dakikalar bile önemli bunu unutmayın kimsenin kalbini kırmayın kötü şeyler düşünmeyin bilin ki bu hayat bir tek size zor değil herkesin bir sınavı var ve bir şeyler ile sınanıyor bu hayatta başınıza gelen kötü  şeylere bile şükredin ki bunlar size doğruyu görmeniz,ders çıkarmanız  ve daha temkinli olmanız için verildi ve benden size ufacık bir tavsiye daha umudunuzu asla ama asla kaybetmeyin mucizeler hep kapıdadır aslında onlara azıcık bir boşluk bırakın ,bırakın ki içeriye girebilsinler ;)

Herkes Gider mi?

Hayat domino taşlarından oluşmuş bir yolsa eğer;bende hayatımdaki büyük taşlardan birini kaybettim ,çocukluğuma ait olanı ,manevi dedemi ,elinde büyüdüğüm insanı .

Cumartesi sabahı acı bir telefonla uyandık evet yaşlıydı evet bir gün öleceğini biliyordum ama böyle zamansız olabileceğini kim bilirdi ki.Daha 3 aylıkken taşınmışız karşı dairelerine beni öyle severdi ki hatırlıyorum kendi torunlarından ayırmazdı ,ne zaman annem yaptığım yaramazlığa kızsa çıplak ayak evden çıkar karşı kapıya koşardım bilirdim çünkü Sabri dedem orda beni koruyacak o koca elleri minik ellerimi tutardı elleri büyük dediğime bakmayın yüreği de kocamandı onun kimseyi kırmazdı,sevgisi herkese yeterdi.Torunları geldiği zaman dedem onları sevecek diye öyle korkardım ki sırf onları sevmesin diye kendi torunlarını ona şikayet ederdim çocuk aklı işte,bir gün ev alıp mahalleden taşındık gıcık ev sahibi oturduğumuz evi satmamıştı bize onlardan ayrılırken ağlamıştım ne yani şimdi Sabri dedem olmayacak mıydı oturduğumuz evin karşısında.

Zaman geçti ben büyüyordum dedem yaşlanıyordu sanırım,her bayram elini öpmeye gittim ziyarete. Beni görünce küçük bir çocuk gibi ağlamaya başlıyordu,eliyle gösterip küçücüktün ne kadar da büyüdün şimdi diyordu sonra kendi gibi beni de ağlatıyordu.

Her ne kadar dede ben artık çalışıyorum desem de elime harçlığımı sıkıştırıyordu bir de yanında ucunda küçük fener olan anahtarlıklardan veriyordu.

Canım Sabri dedem benim senin de gitmenle içimdeki koca boşluğa bir yenisi daha eklendi,bu acı öylesine tarifi imkansız ki önce babam sonra sen çocukluğuma ait kocaman taşlar…

Artık bayram ziyaretine gittiğimde gözlerim seni arayacak,boğazım düğümlenecek,Melahat teyzeye bakınca gözümden yaşlar akacak ama biliyorum sen öyle iyi bir insandın ki bu yüzden gittiğin yerde huzurlusun,nurlar içinde yat Sabri dedem mekanın cennet olsun seni çok özleyeceğim……

Peki sen bu hayattan ne istiyorsun ?

1

Havalar gibi içimde kara ,geleceğimle şimdiki zaman arasında sıkışıp kalmışım eskiden hep bir gitme isteği vardı ona tutunurdum şimdi ise tutunacak hiçbir şeyim yok ,geleceğim ise cıkssss tamamen belirsiz;yalnızım,hissizimm sanki bir çizgi var önümde yürümem gereken ama etrafım kapkaranlık göremiyorum ki çizgiyi umutla bakamıyorum ki geleceğe.

Eskiden ne istediğimi bilirdim şimdi onu bile bilmiyorum,geleceğe yönelik belirsizliğim,aileme olmaya çalıştığım destek,kendimi düşünmek yerine önce başkalarını düşünmek artık beni hissiz yepyeni bir insan haline getirdi,eski bana geri dönmek istiyor  muyum? Emin değilim belki de artık olduğum kişiyi kabul etmem bu yeni dönüştüğüm halime direnmemem lazım ama bilmiyorum işte bazen eskisi gibi bir şeyler hissetmek istiyorum sanki öyle daha canlıydım böyle yaşayan bir ölüden farksız hissediyorum kafam bile boş bir saman yığını gibi aynı anda birden fazla gereksiz şey düşünüyor.

Özel hayat anlamında yeni birini tanımak nedense korkutucu geliyor,çünkü ne zaman böyle bir şey olmaya çalışsa hep bir şekilde ben üzülüyorum bilmiyorum o yüzden az da olsa tanıdığım birini istiyorum sanırım saçmalıyorum :)

Belki de sadece güvenmek istiyorum tüm yaşananlara rağmen,unutmak istiyorum tüm kötü anıları,eski kırgınlıklarım üzerine yeni mutluluklar kurmaya çalışıp boşa çabalamak istemiyorum,sıfırdan başlamak istiyorum her şeye yeni bir şehirde;geleceğe güvenle bakmak,heyecanlanmak istiyorum,annem hep yanımda dursun istiyorum,karşıma biri çıksın istiyor muyum? Ondan emin değilim işte galiba huzur getirecek birini istiyorum ama böyle basit sıradan çiftler gibi aşkım,bebeğim canım istemiyorum içi boş yapmacık sevgi sözcükleri istemiyorum mesela sadece bize ait olacak olan hitaplar istiyorum ufak belki başkalarına saçma gelebilecek ama beni güldürecek o sözcüğün bana has söylenmiş olduğunu hissedebileceğim sözcükler istiyorum,güven istiyorum şu dünyada yapayalnız kalsam da burda bir yerlerde varlığını hep hissedebileceğim,sırtımı yaslayabileceğim her zaman ben burdayım diyebilecek,benim konuşurken konudan konuya atlamamı gülümseyerek dinleyebilecek,belki beceriksizce yemek yapmamla dalga geçip bana yardımcı olabilecek,bencil olmayacak,kendinden başka başkalarını da düşünebilecek,tüm huysuzluğuma inatçılığıma rağmen beni çekebilecek birini istiyorum sanırım.

Ablam geçenlerde sohbet ederken bana sen sevmeyi bilmiyorsun dedi belki de tüm bunlardan özetle bana sevmenin ne demek olduğunu öğretecek birini istiyorum.Peki sen bu hayattan ne istiyorsun?

Merhaba Baba

322688-3-4-b0f79

Merhaba Baba,

Yarın ayrılığımızın 14.senesi bitecek.O gün nasıl  kara bir  gündü,hava buz gibiydi seni toprağın altına koyup evimize dönmek artık senin gelmeyeceğini bildiğimiz eve geri dönmek nasıl da koymuştu küçücük olmama rağmen,herkesin şimdi hatırlıyor musun  o günleri demesinin ardından soruyorum size insan böyle birşeyi nasıl hatırlamaz ki… Herşeyi o kadar net hatırlıyorum ki hemde ,annemin bir yanı yarımdı yol arkadaşını kaybetmişti,kızgındı hayattan korkuyordu belki de 3 çocukla nasıl üstesinden geleceğini bilemiyordu,ağabeyimin kafasında bir milyon soru vardı babasının ilk göz ağrısıyken bir dediği iki edilmemişken şimdi neyi nasıl toparlayacaktı,ne olacaktı,ablam güçlüydü her zamanki gibi babasının erkek Fatma kızıydı ağlamaktan kızarmış gözleriyle ağlama dedi bana babam görüyor o hep bizimle hem biliyor musun? Allah sevdiği kullarını önce alırmış yanına sonra durdum düşündüm babam beni ağlarken görürse üzülür  dedim bir daha ağlamadım.

O günden sonra unutmuş gibi yaptım,aslında unutmadım hiç, böyle bir şey nasıl olurda unutulurdu babam gitti ve ben ona son kez bakamadım bile korktum çünkü onu öyle soluk sapsarı bir renkle hatırlamak istemedim.Oysa acısını en derine itmişim bu seneki babalar gününde hıçkırarak ablamın omzunda ağlarken anladım bunu,14 sene sonra ben babamı istiyorum abla ona ihtiyacım var dedim evet ona ihtiyacım vardı evin en küçüğü en nazlısıyken şimdi birdenbire büyümüş olmak ve her sorunun üstesinden babamsız gelmeye çalışmak zoruma gitmişti yapamıyordum,beceremiyordum herkes beni neşeli yüzünden gülücük eksik olmayan biri olarak görüyordu ama ben öyle değildim kendi kendiyle bolca konuşan sorunlarının üstesinden gelemeyen ve gelemedikçe babasının mezarına giden,orda ağlayan büyümüş ama aslında küçük yolunu kaybetmiş yarım kalmış bir kızdım.Babama ihtiyacım vardı ağlarken bana sarılıp sırtıma pış pışlar yapıp Şhhh geçti demesine ihtiyacım vardı.

Çok özledim seni babacığım bunun tarifi yok ki keşke yanımda olsan annemle o tatlı atışmalarınız dinlesem,eskisi gibi yemek masalarımız kalabalık olsa bir anneme bir sana bakıp iç geçirsem sonra sen Irmağı sevsen ben seni ırmaktan kıskansam,sende bana kıskanma gölbezim desen ablam sana yani ilk aşkına bakarken hafif gülümsese ağabeyim seninle dil yarışına girse keşke baba. Hayalimin asla  gerçekleşmeyeceğini bilmek belki de artık bu yüzden hayal kurmamı engelliyor,biliyorum bizi bırakıp gitmek istemesen de gittin,biliyorum sende bizi çok özlüyorsun ama çaresi yok değil mi baba elimizden gelen birşey yok dua etmekten birbirimize iyi bakmaktan başka.Biliyorum beni duyuyorsun seni çok ama çok seviyorum bunu sakın unutma,

Seni  çok özleyen

GÖLBEZ KIZIN.

His yok,Üzüntü yok

215000

Şimdi durup düşünüyorum da eskisi kadar aptal değilim sanırım? Niye mi artık hissetmiyorum çünkü ne çok mutlu oluyorum,ne çok heyecanlanıyorum,ne acayip üzülüyorum ne ağlıyorum sanki şu vampir filmindeki zırvalıklar başıma geldi de hislerimi kapatmışım gibi his deyince illa aşk olarak algılamayın bunu.

Aşka da inanmıyorum oysaki küçükken  çizgi film izlerken özellikle Şeker Kız Candy’i izlerken onun boncuk gözlü Anthony’si gibi  kendime bir prens hayal ederdim derdim ki biliyorum bir gün bende prensimi bulup mutlu olacağım.

Büyüyünce anladım ki aşk maşk hikaye yok çünkü öyle bir şey bu bizim kafamızda uydurduğumuz zırvalıklardan ibaret,yok midendeki kelebeklerin hepsinin kanat çırpmasıymış lan benim içimde hayvanat bahçesi var da benim mi haberim yok ya da benim içimdeki öküz ne zaman kalktı da benim haberim olmadı:)

Artık boşa hayal kurmak yok,ümitlenmek yok,sevmek yok,üzülmek yok,fazla mutlu olmak yok kısacası HİS YOK ÜZÜNTÜ DE YOK…..