Erken Babalar Günü ….

 

 1

 

Babalar gününden ne kadar nefret etsemde,Babacığım babalar günün kutlu olsun….

 

Hayat herkese eşit davranmaz sözü çok doğru kimisi bu hayata  ya şanslı ya da yenik başlar, bende bir nevi  şanslı başlayıp daha sonra hayatın azizliğine yenik düşenlerdenim. Daha 11 yaşındayken babamı kaybettim,hayatımın değiştiği bebeklerimle oynayacağım vakit annem ne düşünüyor,neden üzgün diye düşünmeye başladığım zamanlardı…

 Şimdi 23 yaşındayım,oniki yıl önceyle şimdiye baktığımda hala içimin sızısı hafiflemedi onu farkediyorum.Oysa çocukken büyüklerimizden duyduğumuz zaman her şeyin ilacıdır sözüne ne oldu,zaman hiçbir bokun ilacı değil işte.

Ne zaman bir sarı taksi görsem babamı hatırlıyorum,astım hastası olduğu ve evimiz dik bir yokuşun tepesinde olduğu için berber dükkanımızın karşısında bulunan taksi durağından taksiye atlayıp akşam berber dükkanımızı kapattığı gibi evimizde olurdu,babam eve girdiği an evimizi berber dükkanının kokusu ve o babamın kendine has baba kokusu sarardı,işte o zaman evimiz ayrı bir huzurlu olurdu.Yine böyle günlerden birinde masada oturmuş yemeğimizi yerken babam kontrol için Samsun’a gideceğini ama rutin bir şey olacağını söylemişti,çok küçük olmama rağmen içimi öyle bir korku kaplamıştı ki.

Neyse Sinop-Samsun arası yakın olduğu için hastaneye giderken kimseyi istememişti yanında,o gün babam evi aramıştı.

-Anjiyo sırasında fenalaştım, doktor hastaneye yatırdı ama korkmayın demişti.

Annem bunu duyar duymaz birkaç parça eşyayı alıp babamın yanına gitmişti,bizde komşulara emanet edilmiştik.

Babamın kalp damarları tıkanmıştı,ameliyat edilmesi gerekiyordu.Hastanede olduğu her gün babamla telefonda konuşuyorduk.Hastaneye yatışının 14.günü babamla aramızdaki konuşma şöyle gelişti;

 -Çocuklar annenize sürpriz yapacağım,o kaldığı misafirhaneden yanıma gelene kadar ben ameliyata girip çıkacağım.

 -Ya sana bir şey olursa baba.

 -Bana hiçbir şey olmayacak söz veriyorum,ameliyattan sağsalim çıkıp annenizi de alıp döneceğim.

 -Peki diyebilmiştim sadece.

 O günde diğer günler gibi komşunun bizim için hazırladıkları yemekleri yiyip,yemekten sonra üzerime çöken uyku mahmurluğuyla odaya geçip biraz uzanmıştım,gerçek olmasını istemediğim bir rüya görmüş,ter su içinde uyanmıştım.

Rüyamda babamı hastaneye ziyarete gidiyorduk,benim elimde kır çiçeklerinden bir buket babam rengi sapsarı bir biçimde sedyeyle birlikte yanımızdan geçerken elimdeki çiçeği ona uzatıyordum,o ise çiçeği alıp sedyeye tekrar yatıyor ve gözlerini kapıyordu.

 Bu garip rüyanın ardından kapı çalınmıştı,gelen Babaannemdi gözleri kırmızıydı,ablamla babaannemi içeri aldığımızda babaaanemin gözlerinin kırmızılığının nedenini  sorduğumuzda,grip olduğunu söylemişti.Ben içeri odaya yollandığımda ablamla abimin seslerini duymuştum.Sonrası mı bütün akrabalar bizim eve doluşmuştu,bense hani söz vermiştin baba gelecektin diye bağıra bağıra ağlamıştım.

O günden sonrası mı zaten  hiçbir şey eskisi gibi olmadı annem hep bir yarım,ablam hepimiz için çok güçlü olmaya,ağabeyimse hepimiz için kendince güçlü bir savunma mekanizması oluşturmaya çalıştı,bense o günden sonra annemin gözünün içine bakan gece ona da bir şey olmasın diye o uyuduktan sonra annesinin nefesini dinleyen kaybetme korkusuyla büyüyen bir çocuk oldum.

Babamın hepimizin içinde bıraktığı boşluk öyle büyük öyle derindi ki o koca delik hala kapanmadı.Öyle ki bütün babalar günü,bütün bayram ve bütün düğünlerden nefret ediyorum hatta kış mevsiminden bile çünkü biliyorum ki babam gitti bir daha gelmeyecek annem kış mevsiminde babam karın altında üşüyor diye hala pencere kenarında oturmaya devam edecek…..

 

Erken Babalar Günü ….” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>